

Sana bu kadar yakınken uzak olmak canımı acıtıyor.
Nefretle bakıyorsun bazen içim öyle acıyor ki, resmen bizi bitiren benmişim gibi bakıyorsun. O kadar acıyı çeken sen, acıyı çektiren ben, ağzına sıçılan senmişsin gibi.. Sonra masum bir bakışa dönüyor, gözlerin küçülüyor, gülümsüyorsun hafiften….
Bu sabah çok garipti.
Hayır hayır, kalkar kalkmaz yine onu düşündüm; yine güne onunla uyanmak istedim, yine kalkıp birlikte kahvaltı etmek, sonra da film izlemek istedim. Gözümü açar açmaz telefona baktım, ona dair hiçbir şey yoktu. Yazmamıştı. Yazmayacaktı da. Geç oldu, zor oldu ama idrak ettim,…
Ne biliyor musun?
Sana hiç saydırmadığım kadar saydıracağım bu sefer.
Ama önce şunu söylemeliyim ki biri fena halde kandırmış seni. Öyle böyle değil. Ve kim kandırmışsa şaka olduğunu söylemeyi unutmuş. Sen mükemmel falan değilsin, zannettiğin gibi bir tipinde yok. Hani götümle bile bakmam. Sen…
Gizlemeyeceğim artık duygularımı, anlatacağım herkese, herkes bilsin bizi ne olacak ki, anlatacağım diyorum, nasıl istersen.
Derse geç gel istersen, ne olacak ki, alt tarafı yok yazılacaksın.
Saçlarını kısa kestirebilirsin, hayır hayır komik değil, öyle de tatlısın.
“Tırnaklarımı yemeyi bıraktım…